Madem Kdz Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık meseleyi açtı, madem o cin dışarı fırladı, öyleyse tartışmakta yarar var.
Hem de sansürsüz, önyargısız, art niyetsiz...
Direkt ve cepheden...
Vatandaşın cevabını, ama inandırıcı bir cevabını beklediği soru şu:
Erdemir’in Oyak yönetimi gerçekten küçülmeye mi gidiyor?
Posbıyık’ında her platformda dile getirdiği gibi; Böyle bir küçülme ihtiyacı duyuyor mu? Genel Müdürlükten, müessese sürecine girip, Ereğli’nin tekrar bir kasabaya dönme durumu var mı?
Bu soruyu neden sorduğuma gelince...
Ereğli Belediye Başkanı Posbıyık, Ereğli’nin de tamda bu noktaya sürüklenmeye çalıştığını aylardır bangır bangır bağırıyor.
Benim inancım hep şu oldu.
Ereğli ve Alaplı’da insanların çok, ama çok büyük bölümünün Erdemir ile ilgili sorunu yoktur.
Erdemir’in bölgeyi sahipsiz bırakması ve sırtını dönme endişesi noktasında ciddi sorunları vardır.
Posbıyık, Oyak’ın ve Erdemir camiası ile sorunun bulunmadığını sadece birkaç üst yöneticinin Ereğli’ye tepeden bakması sebebiyle sorunlar yaşandığını üzerinde duruyor.
Oyak’ın bu yöneticilerinin Ereğli’ye yüksekten bakmaktan vazgeçip, Ereğli’ye yüzünü dönmesini istiyor.
Pospıyık’ın Ereğli insanının suskun kalmayı ve mücadele etmemeyi tercih etmesine üzüldüğünü söylemesi de dikkat çekici bir başka konu.
Şimdi soruyorum.
Erdemir gerçekten küçülüyor mu?
Bu yöneticiler Ereğli’ye gerçekten mi sırt döndüler?
Bu soruya verilecek cevabı da biliyorum.
Erdemir’in Ereğli’ye ihtiyacı yoktur, Ereğli’nin Erdemir’e ihtiyacı vardır.
Gerçekten bu düşünce doğru mudur?
Yada bu cevap düşüncelerini samimiyetle savunan insanları tatmin edecek bir güvence midir?
Madem Ereğli ve Erdemir ayrılmaz bir bütün, o zaman birlikte yaşama adabının daha güven verici temeller üzerine oturtulması gerekli değil midir?
Kanımca, özelleştirme süreci ile yüzde 35 kesintisini yaşayan insanlar, bu konuda olumlu somut davranış kanıtları bekleme hakkına sahipler.
Bir sahiplenme aynı zamanda bölgeye büyüklük yapmaya devam etmek olmalıdır.



