Masallarım Var
Yağmalanmış duygularımla ayakta durmaya çalışırken ben, pranga vurup bileklerime engellediler beni ilerlemeyeyim diye. Zaten beni duygusuz bırakmıştılar bugüne. İstedikleri yok etmekti beni ve başardılar! Elimden, avucumdan aldılar her şeyimi. İnancım kalmadı artık yarınlara, insanlara…
Günün birinde kanatlanmıştım aşka ama kanatlarımı doğradı ihanet, bir jiletin kahkahasıyla… Kan kırmızı bir acıya büründüm ve hayata küstüm. Hayata karşı biledim kendimi, bilerken bitirdim içimdekileri ve tüketirken kendimi başkalarının beni kesmesine izin verdim deli gibi…
Yüreğime söz geçiremediğimden olsa gerek; deli damgası vurulmuş bir kadın oluşum. Oysa deli olmayı bile beceremediğimi bilir etrafımdakiler. Ne iyi olmayı , ne de kötü olmayı başarabiliyorum hakkıyla; ben sadece kendimi kandırıyorum kötüyüm diyerek arafta…
Söz veriyor insanlar, söz ağızdan çıkıyor ve yürekler maalesef verdikleri sözleri yutuyor. Sevgiler daha güzel bir suret bulana kadar sözünde duruyor, maalesef bu devirde kimse kalıbının adamı olamıyor.
Kim hangi aynaya baksa, yalanlarının ağırlığından aynası çatlıyor. Çatlayan aynalarla birlikte insanların yüzleri bin parçaya bölünüyor. Gülen yüzler, ağlayan, yalvaran, ihanet eden, aldatan, aldanan, içten pazarlıklı, hırslı yüzler… O kadar çoğalıyor ki yüzler; yüzlerce yüzün gölgesinde karanlıkta kalıyor yürek!
Karanlıkta anadan doğma bir küfürle sevişip, günışığında ikiyüzlü taze, güzel sözler doğuruyorlar. Güzel olan her zaman doğru değildir. İnsanlar güzel ama yalan sözlerin ihtişamıyla zehirleniyorlar. Bunlar kan emici değil ki; sadece buldukları yürekleri parçalıyorlar!!!
Şimdi aklı kıt hayallerimde canlandırmaya çalışıyorum masalları. Bu yüzden deli diyorlar bana aslında; masallara inanıyorum ya hala! Yüreğimi ezdiler, kırdılar ama yok edemediler ya; hırs yaptı maskeli adamlar. Peşimdeler, almaya çalışıyorlar ama yüreğimi alamayacaklar. Çünkü ne olursa olsun, benim hala inandığım masallarım var!!!