|
Karabük'te tek bir maden ocağı bile bulunmayan Yortanpazarı beldesi, 70 yıldır Türkiye'nin her köşesine madenci ihraç ediyor. Beldede, 18-40 yaş arasındaki erkeklerin yüzde 90'ı şehir dışında madenlerde çalışıyor. Belediye Başkanı Yılmaz Tiryaki, bugüne kadar 800 Yortanpazarlı'nın yurdun dört bir yanındaki madenlerde can verdiğini belirtiyor. Türkiye'nin kara elması, Karabük'ün Yenice ilçesine bağlı Yortanpazarı beldesinin sanki kara kaderi olmuş durumda. Belde halkı, kömür madenleriyle 1940 yılında tanışmış. İlk madenciler yolu açmış, arkası kesilmemiş. Beldede başka geçim kaynağı bulunmadığı için 70 yılda binlerce kişi takip etmiş dedelerini. Hepsi 'kara umut'un peşine takılmışlar. Madenlerdeki özverili çalışmaları ve disiplinleri nedeniyle hep tercih edilir olmuşlar. "Nerede bir maden ocağı varsa, orada bir Yortanpazarlı vardır" sözü deyim gibi yerleşmiş akıllara. Bu 'madenci ihracı', büyük acıları da beraberinde getirmiş. Büyük umutlarla, ailelerini geçindirmek için şehir dışına giden, 800 madencinin cesedi dönmüş beldeye. Mezarlıklar, yan yana yatan 'maden şehitleri' ile dolmuş. Bazı evlerden ikişer üçer kurban verilmiş.
YAŞLILAR, ÇOCUKLAR, KADINLAR Bu kadar acıya rağmen kara elmas, umut olmaya devam etmiş, hâlâ da ediyor. Beldenin merkez nüfusu 2 bin 100. Köylerle birlikte toplam nüfus 9 bini buluyor. Ancak beldede de köylerde de ilk göze çarpan cadde ve sokaklarda sadece yaşlı ve çocukların, evlerde ise kadınların olması. Çalışma çağında erkeğe rastlamak neredeyse imkansız. Nedenini Belediye Başkanı Yılmaz Tiryaki anlatıyor: "Çalışma çağındaki erkek nüfusunun yüzde 90'ı gurbette, kömür ocaklarında çalışıyor. Bugünkü rakamlarla, köylerle birlikte 9 bin olan toplam nüfustan 2 bin 300'ü gurbette madencilikle uğraşıyor. Belde ve köyler, yaşlılar, kadınlar, çocuklar ve öğrencilere kalıyor. Bugüne kadar yaklaşık 800 madenci cenazesi geldi beldemize. Elimizde kesin rakamlar yok ama yaklaşık sayı bu." GÖZDE MESLEK: OCAK BAŞÇAVUŞLUĞU Tiryaki bu durumu, 'kömür ocakları ve madencilik mesleği bu beldenin kaderi' diye özetliyor ve bunu bir örnekle anlatıyor: "Lisemizin müdürü anket için erkek öğrencilere, 'seçme şansınız olsa, hangi mesleği seçersiniz' sorusunu yöneltti. Erkek öğrencilerin neredeyse tamamı bu soruya 'Ocak Başçavuşu' (Madenlerde işçilerin gelebileceği en yetkili mevki) cevabını vermişlerdi. Gençlerimiz madenciliği bir zamanlar o kadar benimsediler. Çünkü ailelerine ekmek parası madenden geliyordu. Ancak babalarını, amcalarını, ağabeylerini madende kaybettikçe, artık madenci olmak istemiyorlar. Ne var ki başka ekmek kapıları, başka seçme şansları yok. Ya okuyacaklar, ya madenci olacaklar." GENÇ YAŞTA ÖLÜYORUZ Türkiye'nin neresinde olursa olsun bir madende göçük haberi gelince Yortanpazarı'nda yürekler de ağıza geliyor. Çünkü biliyorlar ki orada mutlaka 'onlardan' biri var. Gençler de bu durumdan yakınıyor, kendilerini bekleyen kaderi görür gibi konuşuyorlar. "Hepimizin bir akrabası genç yaşta madende yaşamını yitirmiş durumda. Bizler de onlar gibi olmak istemiyoruz ama ne yapalım, başka ekmek kapısı yok. Ya madene gideceğiz ya da işsiz kalacağız" diyerek bir anlamda kaçınılmaz kaderlerini de özetlemiş oluyorlar. KARDEŞLERİ GÖÇÜK AYIRDI SON olarak 8 Temmuz'da Edirne'nin Keşan ilçesindeki göçükte yaşamını yitiren 35 yaşındaki Yunus Akbaş'ın cansız bedeni döndü. Kalp hastası olan annesi Meryem Akbaş, "Büyük oğlum İsmail ile aynı madende çalışıyorlardı. İsmail emekli oldu fakat çocukları okuyor diye tekrar madende çalışmaya girdi. O yıllık izne geldiği için Allah bize onu bağışladı" diye gözyaşı döküyor. 76 yaşındaki maden işçisi baba Mehmet Akbaş ise, "31 sene madende çalıştım, emekli olup köyüme döndüm. Benim gibi sağ salim köyüne dönen çok azdır. Hep gençlerimiz madende yaşamlarını yitirir. Ne yapalım oğlumun kaderi de buymuş" diyebildi. ÇOCUKLARIMA ASLA İZİN VERMEM
ÖLÜM haberleri, kayıplar, düşünceleri de değiştirmeye başlamış. 2 yıl önce eşi ve ağabeyi maden kazasında kaybeden 35 yaşındaki Songül Dereli en büyük oğlunu madene göndermediğini belirtiyor. 3 çocukla dul kaldığını belirten Dereli, "Eşim Erdoğan, Kastamonu'daki özel bir kömür ocağında meydana gelen göçükte hayatını kaybetti. Eşimi kaybetmeden 3 ay önce de ağabeyim Ramazan Kocakaya yine aynı maden ocağında grizu gazı zehirlenmesi yüzünden öldü. Çok acı çektim. 19 yaşındaki en büyük oğlum Uğur'u madene almak istediler, vermedim. Çektiğim acı yeter bir de evlat acısı çekmek istemiyorum" diyor. ÇOCUKLARI İÇİN ÇALIŞIYORLARDI 21 MAYIS'TA Zonguldak'taki maden kazasında ölen Şahin Tavukçu da Yortanpazarlı'ydı. Emekli olmasına rağmen lisede okuyan çocuklarının eğitimi için tekrar madende çalışmaya başlamıştı. 32 yaşındaki Yunus Ekmekçi ise 2.5 yıl önce rahatsız olan 7 yaşındaki kızı Merve'yi tedavi ettirebilmek için madende çalışmaya başlamıştı. 8 Mayıs'ta Zonguldak'ta meydana kazada yaşamını yitirdi. Yıllar önce aynı maden kazasında can veren 3 işçi Mustafa Çoban, Ramazan Karagöz ve Mehmet Katırcı'nın mezarları yan yana gömülü. 40 yıldır mezarcılık yapan Durmuş Kocakaya, "Böyle devam ederse, kazmaya devam edeceğim" diyor. NEREDE KAZA ORADA YORTANLI
|



