|
Akay yaptığı açıklamalarla bölgenin tanıtımına katkılar sağlıyor.İşte İş Dünya’sının köklü yayın organlarından Haber Plus’da AKAY’la yapılan son röpörtaj; Beyazyaka Petrol'ün sahibi Cevdet AKAY;“her manada, ülkeye faydalı işler yapmaya çalışmak lazım” diyor ve ekliyor;“insan, ister işadamı olarak iş hayatında faydalı işller yapar, ister sosyal hayatta bir takım projelerle herkesin fayda sağlayabileceği işler kurar. Bütün mesele, bu ikisinde de doğru kararlar verebilmek...” Akaryakıtta, BP'nin Türkiye'deki özel statülü sayılı bayilerinden Beyazyaka Petrol'ün sahibi Cevdet AKAY, 10 parmağında 10 marifet bir işadamı.Akaryakıt sektöründen gıda sektörüne, lojistikten, turizm sektörüne sivil toplum kuruluşlarına kadar sosyal ilişkileri ve çalışmaları son derece güçlü bir istihdamcı. Türk ekonomisi, yatırımları ve hükümetin yönetiminden krizlere uzanan yolculu¤undaki görüşlerini bize anlattı Ben, 1966 Karabuk-Yenice doğumluyum.İlk ve orta okul oğrenimimi Karabuk'te, lise oğrenimimi Kabataş Erkek Lisesi'nde parasız yatılı olarak tamamladım. Universite oğrenimimi ise Gazi Universitesi İktisadi İdari Bilimler Fakultesi Maliye Bölumu'nde tamamladım. Mastırımı da yine, Gazi Universitesi Sosyal Bilimler Enstitusu'nde Maliye Anabilim Dalı'nda ama ağırlıklı olarak Vergi Hukuku konusunda yaptım. Daha sonra, bankacılık sektorunde iş hayatına atıldım.Ceşitli bankalarda üst düzey görevler yaptım. Şekerbank'ta Mufettişlik, Tekstilbank'ta Şube Müdürlüğü, Toprakbank'ta Bolge Müdürlüğü, Krediler Müdürlüğü gibi görevlerde bulundum. Çeşitli finans kurumlarında genel müdürlük yaptıktan sonra, 2000 yılından itibaren de özel sektörde kendi işlerime ağırlık verdim. NİHAİ TUKETİCİYE SEVKİYAT Özel sektörde ceşitli iş kollarında faaliyet gösteren firmalarda ortak ve yönetici olarak görev yaptım. Danışmanlık firması ortağı olarak tekstil ürünleri ihracatı danışmanlığı bunun dışında akaryakıt ticareti, gıda toptan satışı ve turizm alanında firma ortağı ve yönetici olarak görev yaptım.Halen ağırlıklı olarak akaryakıt sektörunde BP'nin özel statulu bayisi olan firmamla, tüm Türkiye genelinde kendi tankerlerimizle nihai tuketiciye akaryakıt sevkiyatı yapmaktayız. Marmara Bölgesi icerisinde satış hacmi açısından ilk 3 firma arasında yer alıyoruz.Portfoyumuz de cok ceflitli iş dallarında faaliyet gosteren firmalar bulunmaktadır. İnşaat taahhut firmaları, lojistik firmaları, hastaneler, hazır beton santralleri başta olmak üzere akaryakıtla ilgili motorin, benzin, fueloil kullanan kurumsal, ödeme ahlakı, ticari ahlakı düzgün bircok firmaya satış yapıyoruz.Ticari faaliyetlerimiz dışında aynı zamanda sivil toplum örgütleri icerisinde de aktif görevler üstlenmekteyim. İstanbul’daki Karabük Dernekler Federasyonu Genel Başkanıyım. Dernek ve federasyon faaliyetleri icerisinde aşağı yukarı 10 yıldır aktif bir şekilde yer almaktayım.Yakın zamandaki genel kurul toplantımızda ikinci kez Karabük Dernekler Federasyonu Genel Başkanı seçildim.Federasyon olarak bölge tanıt›mına cok önem veriyoruz. İstanbul'da tahmini olarak 250 bin civarında Karabüklü bulunmakta, İstanbul'da doğup büyüyen ancak köken olarak Karabüklü ve Safranbolu hemşerilerimize de ulaşmaya calışıyoruz. Beraberlik ve dayanışmaya önem veriyoruz.İstanbul'da Karabuk ili ve ilceleri, köyleri adı altında faaliyet gosteren 38 civarında dernek var. Federasyon olarak bu derneklerle de sürekli iletişim halindeyiz. Eğitimin önemini biliyoruz, her yıl düzenli olarak Karabüklü oğrencilerimize burs veriyoruz. Ayrıca, 6 yıldır Karabük'ten İstanbul’a ilköğretim ve lise öğrencilerinden belli grupları düzenli olarak getirerek İstanbul'un tarihi ve kültürel yerlerini gezdiriyoruz boğazda tekne turuyla onları motive etmeye calışıyoruz. Özellikle, başarılı öğrencileri getiriyoruz ki diğer öğrencileri de başarıya teşvik edebilelim. Dernekler gibi sivil toplum kuruluşlarının öneminin, gücünün farkındayız. Bu nedenle 4. Karadeniz Kurultayı'nı Karabük'te yaptık. İki gün sürdü, Karabük, Safranbolu ve Yenice'de etkinliklerimiz, panellerimiz oldu. Bu etkinliklerimizi kitapcık haline getirdik ve Karabük'teki istihdam sorunlarına, bölgesel sorunlara değinmeye calıştık. Bu kitapcıklarımızı raporlar halinde ilgili kişilere, bürokrasiye,hükumete, siyasete ilgili kanallara sunduk. Gelişmeleri de yakından takip ediyoruz. Bölge tanıtımın, turizm ve dolayısıyla yeni iş alanları demek olduğu düşüncesinden hareketleceşitli tanıtım faaliyetlerinde bulunuyoruz. Azerbaycanlı sanatcı Azerin'le “Cırpınırdı Karadeniz Projesi”ni bölgemizde yaptık. Bunun dışında yine federasyon olarak bölgede bir sinema filmi projesini destekledik, "Konak" filmi bolgemizde cekildi. Filmin cekimlerinin 10 günü İstanbul'da, yaklaşık 30 günü de Karabük ve Safranbolu'da tamamlandı. Film 30 Ekim 2010'da vizyona girdi, şimdi DVD'si de muzik marketlerde yerini aldı. Ayrıca televizyon satışları da bir ulusal kanala yapıldı bunun da bölgenin yurt capında tanınmasına katkı sağlayacağına inanıyorum. Film, bir de ödül aldı. Ona da sevindik, "Filmmor Kadın Filmleri Festivali"nde "Jüri Ozel Ödülü"ne layık göruldü. ÖZEL SEÇKİNLİK ÖDÜLLERİ Bunu dışında KARDERFED (Karabük Dernekler Federasyonu) olarak 22 Karadeniz il Federasyonunun oluşturduğu ve yaklaşık üç milyon üyesi olan KASTOB (Karadeniz Sivil Toplum Örgütleri Konfederasyonu)'nun üyesiyiz.KASTOB'un Genel Baflkanlığını işadamı Hasan Ekşi yürütüyor,ben de Genel Sekreter olarak gorev yapıyorum. Ayrıca, KARDERFED olarak 50 civarında ilde orgutlenmişTSTK (Turkiye Sivil Toplum Kuruluşları Konfederasyonu)'nun da uyesiyiz ve burada da Genel Sekreterlik görevini ustlendim. Burada da bölgesel ve tum Turkiye'ye genelinde,barışa, huzura, birlik ve beraberliğe yönelik mesajlar veriyoruz, etkinlikler yapıyoruz. 22 KARADENİZ İL FEDERASYONU’NUN OLUŞTURDUĞU, 3 MİLYON ÜYESİ OLAN KASTOB (KARADENİZ SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ KONFEDERASYONU)İLE KARDERFED (KARABÜK DERNEKLER FEDERASYONU)BOLGENİN TUM İHTİYACLARINA CEVAP VEREN ÇOK CİDDİ PROJELER ÜRETİYORLAR. Sivil Toplum Kuruluşları olarak tüm dünyada Kabul gören bacasız sanayi; turizmin ülke ekonomisi icin oneminin farkındayız ve bu yönde de ceşitli yatırımlarımız var. Bölgemizde Dünya Mirası listesinde bulunan ve 1994 yılında UNESCO tarafından koruma alt›na alınmış Safranbolu evleri haricinde kanyonları, antik kentleri, göletleri, kaya mezarları ve ormanları ile Yenice, Ovacık, Eskipazar, Eflani gibi yerleşim yerleri de bulunmaktadır. Biz de sivil toplum örgutleri olarak bu güzellikleri tüm gücümüzle hem yurtiçinde hem de yurt dışında tanıtmaya calışıyoruz. Bölgeye Uzakdoğu'dan Japonya, Çin, Güney Kore ve Tayland ayrıca başta, Almanya ve Fransa olmak uzere Avrupa'dan turlarla turist geliyor. Bu potansiyeli değerlendirmek gerekiyor, işadamlarına bu yönde yatırım yapmaya çağırıyoruz. Dünyada artık sadece deniz turizmi değil doğa ve antik guzelliklerle ilgili turizm de onem kazanıyor.Bu açıdan önemli potansiyele sahip Batı Karadeniz bölgesinin gelecekte, Türkiye'nin çok önemli bir merkezi haline geleceğini düşünüyoruz. Tabi teşvikler bildiğiniz gibi kalkınmışlık düzeyine göre bölgelere ayrılmış durumda. Maalesef bölgemiz 3.Bölge kapsamında oysa başta, demir celik olmak üzere önemli bir yatırım potansiyeline sahibiz. Hemen yanı başımızda ki 4. Bölge bu teşviklerden daha fazla yararlanabiliyor.Bilindiği gibi ulkemizin ilk demir celik fabrikası Karabük'te kurulmuştur. Buradan yetişen bir çok kişi Türkiye'nin farklı yerlerinde calışmaktadır. Karabük Demir Celik Fabrikası fabrikalar kuran bir fabrika olarak ün yapmıştır. Bu potansiyel teşviklerle yeterince desteklenmediği icin bölgeden sürekli iş göçü olmaktadır. Bölgemizden büyük şehirlere yerleşmiş bir dolu iş adamımız var sivil toplum örgütleri olarak bu işadamlarımızı özellikle turizm konusunda yatırım yapmaya çağırıyoruz. Ancak, hükümetinde teşviklerle bize destek olması gerekiyor. Örneğin, bireysel olarak benim de Safranbolu'da 400 yıllık bir kervansaray olan Cincihanı Otel işletmeciliği ile ilgili bir yatırımım bulunmakta. Çeşitli restorasyonlarla butik otel haline getirdiğimiz bu işletme de önemli ölçüde istihdam yaratıyoruz. |



